Doğa İçin Çal 6. Video Klip Yayınlandı. Çökertme - Gımıldan ( Ateş Attım Samana )
Previous
RANDOM
HP Deskjet Ink Advantage 4515 e-All-in-One Yazıcı ile Lezzet Panosu
Next

Provence-Alpes-Cote-d’Azur Bölgesi Bizi Bekliyor

by Guru Kafa on 15 Temmuz 2015
Seyahat

Geçenlerde ( geçen ay da diyebiliriz 🙈) Raffles Hotel’de güzel bir tanıtım etkinliğine katıldım. Etkinlik Provence-Alpes-Côte d’Azur bölgesinin turizm potansiyelini biraz daha tanıtmak ile ilgiliydi. Fransa’nın güneydoğusunda yer alan bölgenin adı kısaca PACA diye de geçiyor. Zira her seferinde Provence-Alpes-Côte d’Azur demekten yorulabiliyor insan 🙂

Tabiki önce etkinlik için gelen ekipten bahsetmek lazım.
Bruno JAMES (PACA Turizm Bölge Komitesi Müdürü)
Maxime TISSOT ( Marsilya Turizm Bürosu ve Kongreler Genel Müdürü)
Claude MANISCALCO (Saint Tropez Turizm Genel Müdürü)
Dominique FRÉRARD (Maîtres Cuisiniers de France üyesi şef)

Bruno James-Dominique Frerard-Maxime Tissot-Claude Maniscalco

Bu 4 yetkilinin verdiği notlarla tanıtımına katkı sağladığı bölge, Fransa’nın en çok yerel turist alan 1. bölgesi ve yabancı turist alan 2. bölgesi. ( Birinci tabiki Paris ) Ancak şöyle bir gerçeği gözardı etmemek lazım, kuzeydeki Paris sıkıntılı misafirperverliğiyle ün salmış durumda ancak Akdeniz’i kucaklayan PACA bölgesi kesinlikle bizlere daha uygun. Akdeniz ruhu, hoşgörüsü, canlılığı ve sıcaklığıyla daha iyi bir tatili garantiliyor. Paris fanatikleri bozulabilir ama kesinlikle Akdeniz ruhu diye bir gerçek var.

Özellikle Côte d’Azur yani Fransız Rivierası inanılmaz kumsallarıyla her zaman favori destinasyonlardan biri olmuştur. Mavi Kumsal diye Türkçeleştirebileceğimiz bu azure mavisi kıyı adını Stéphen Liégeard’ın 1887’de La Côte d’Azur adıyla yayınlanan bir kitabından almış.

Calanque de Sormiou

Calanque de Sormiou .. Marsilya

Bölgenin 60’dan fazla golf sahası ve 83 adet Michelin yıldızlı restaurantı barındırması, kozmetik, sanat vb gibi bir çok alanda geçmişe sahip olması gibi ilave özelliklerle aslında her ihtiyaca cevap verebilen bir destinasyon olduğunu gösteriyor.

Bölgenin önemli duraklarının bazılarından bahsedeyim biraz da

Marsilya : PACA bölgesinin başkenti olan Marsilya aynı zamanda Fransa’nın da ilk 3 büyük şehrinden biri. Sanki biraz İzmir gibi 🙂 Hatta kuruluşunu da birazcık İzmir’e borçlu. Phokaialılar İzmir yakınlarındaki bugünkü Eski Foça şehrini kaybetmelerinden sonra kendilerine koloni yaptıkları bir şehir olarak da biliniyor. Marsilya 2 bin 600 yıl ile Avrupa’nın en eski şehri unvanına sahip. Eski limanının (Vieux Port) etrafında büyüyen şehri keşfetmek için şehri dolaştıkça bu tarihi gerçeği biraz daha yaşayabilirsiniz.

marsilya eski liman

Marsilya ve Eski Liman. Bölgenin büyük abisi diyebiliriz.

 

Aix-en-Provence : Provence’in tarihi başkenti mimari zenginliğinden ötürü 18.yy.’da Küçük Versailles olarak adlandırılmış. Tarihi sokaklarında gezmek, pazarından birşeyler almak ve “birçok” kafesinde oturup kahve içmek size ihtiyacınız olan keyfi verecektir. Şehirdeki neredeyse yüzlerce çeşme dikkatinizi çekecektir. Gofretle kaplı badem ezmesi “calisson” un tadına bakmadan ve muhteşem lavanta tarlalarından elde ettikleri kokulardan yada sabunlardan almadan dönmemeli.

aix en provence

Sokakları, çeşmeleri ve kafeleri ile büyüleyici Aix en Provence

 

Arles: Romalıların “Küçük Roma” dediği kent en çok da Van Gogh’a ilham olduğu 2 seneyle anılıyor. Hollandalı ustanın “Teras Kafe” adlı eserini çizerken baktığı kafe de Arles ‘de bulunuyor ve şuan resimdeki haline yakın olarak dekore edilmiş ve aynı açıdan size de bu keyfi yaşamak düşüyor.

arles van gogh terrace cafe

Van Gogh’un meşhur resminde kullandığı kafe Arles’de

 

Avignon: Bir dönem papalık buraya yerleşmiş (68 sene) ve 15000 metrekarelik Papa Sarayı ve Benezet Köprüsü ile de ünlü. Ayrıca her sene Avignon Tiyatro Festivali ile de haklı bir üne sahip bu ortaçağ şehrinde keşişlerin ilgilendiği lavanta bahçelerine de bakabilirsiniz. Resim yapamayı seviyorsanız buradan alacağınız görsellerle inanılmaz resimler çizebilirsiniz.

Keşişlerin yetiştiricilik yaptığı lavanta bahçesi

Keşişlerin yetiştiricilik yaptığı lavanta bahçesi

 

Saint Tropez : Her zaman süper lüks yatları, plajları ve sosyetesi ile anılan Saint Tropez 19. yy’ın sonuna kadar aslında bir balıkçı köyü. Ancak şuan kasabanın ekonomisi turizm üzerine kurulu. Bir dönem hakimiyetinde olduğu Mağrip krallığından ötürü mimarisinde onun çizgilerine rastlanabiliyor. Kent limanındaki Musée de l’Annonciade Müzesi´nde Paul Signac, Henri Matisse ve Pierre Bonnard gibi ressamların eserleri sergilenmektedir. Uzun Pampelonne kumsalı ile ünlü şehrin 1920’lerden beri yapılan bantlı sandaletleri de meşhur. Franöoise Sagan ve Brigitte Bardot burayı ünlülerin buluşma yeri haline getirmiş. Halen de birçok dünya starının tatilde tercihlerinden yada duraklarından biri olabiliyor.

Saint-Tropez_-_Vue_générale_église_phare

Saint Tropez Saat Kulesi

Farkedebileceğiniz üzere aslında Kuzey Fransa’da geçireceğiniz 3 gündense Provence-Alpes-Cote d’azur bölgesinde geçireceğiniz 3 gün çok daha unutulmaz geçebilir. Burada daha bahsedemediğim birçok avantajları da mevcut. Örneğin kayak pistleri, kanyonları, gölleri vb. Paris’ten 3 saatte TGV Hızlı trenlerle gelmek de mümkün.

Yaz sonu muhtemel bir PACA seyahatimden sonra size daha detaylı bilgiler aktarmayı düşünüyorum.

 

Yorumlar

yorum

Leave a Response

İrtibat için gurukafa@gurukafa.com mail adresini kullanınız.